Hay maşallah ismi gibi, soy ismi gibi temiz, pak yiğit bir pehlivan. Faruk isminin anlamına baktık; bir isim ve bir pehlivanlık bu kadar yakışır bir yiğide. İsmiyle özdeşleşmiş bu yiğit. Faruk demek; haklıyı haksızdan ayırma konusunda güçlü olan, doğruyu yanlıştan ayıran, keskin.

Soy adına aldanmayın sakın. Akkoyun; Maneviyatına, karakterine, gönlüne, yüreğine, özüne, sözüne bakıldığında tertemiz tam bir ak koyun. Fakat koçyiğidin bu sessiz ve sakin duruşuna bakmayın. O er meydanlarına çıktı mı boyu, fiziği, gücü, kuvveti, hızlı, çevik, esnek ve de hiç vazgeçmeyen inat bir pehlivan. Avına saldıran bir aslan gibi heybetli ve ürkütücü. Merhum Mehmet Akif Ersoy'un da dediği gibi,
'Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum. Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boyunum der' ve devam eder koca yiğit; 'Ben Faruk Akkoyun. Beni iyi duyun. Her rakibime vardır bende farklı bir oyun. Bu yıl Edirne Kırkpınar dahil tüm güreşlerde beni hafızanızda ayrı bir yere koyun.'

Elhamdulillah; Memleketimin dört bir yanı kendine has gücü, kuvveti, heybeti ile dosta güven düşmana korku veren yiğitlerle dolu. Bir yiğit gider bin yiğit gelir ardından. Rabbim sayılarınızı artırsın koçyiğitler. Rabbim sizlere güç, kuvvet, dirayet versin. Ömrünüz hayırlı, bereketli, uzun olsun. Döktüğünüz terin karşılığı cebinize, kesenize dolsun...

Saygılarımla...

Yalçın Kaynak / Güreş Yazarı / Güreş Yorumcusu