Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) aleyhindeki söylemin ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığında TESK Başkanı Bendevi Palandöken, TİSK Başkan Vekili Celal Koloğlu, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Türk Harb-İş Sendikası Genel Başkanı Alaattin Soydan'dan oluşan sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin destek ziyaretinde, savunma ve güvenlik konularında da değerlendirmelerde bulundu.
KİMSEYE MUHTAÇ OLMADAN
Savunma sanayisindeki gelişmelere de değinen Akar, 'Bunu sadece askeri fabrikalar yapacak gibi bir kayıt yok. Burada önemli olan Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının kara, deniz, hava harp araç ve gereçlerinin ve bunların mühimmatının bir bütün halinde ülkemiz tarafından karşılanması, yerli ve milli olarak karşılanmasıdır. Esas olan budur.' diye konuştu. Bunun anlaşılmasının gerekliliğini vurgulayan Akar, şunları söyledi: 'Buradaki bir fabrikanın sermayesi, ekonomik durumu, ortakları bir tarafa bizim için bunun Türkiye'de üretilmesi esas. Artık dünyada hiçbir şekilde saf, sadece o ülkeye ait bir sermaye olur mu? Var mı böyle bir şey? Yok. Biz dışarıdan sermaye gelsin istemiyor muyuz? Dolayısıyla burada ABD'liler, Avrupalılar, Orta Doğu'dan Katar dahil herkes getiriyor. Biz kimseye muhtaç olmadan kendi harp araç ve silahlarımızı ve bunların mühimmatını yerli ve milli olarak burada yapmaya çalışıyoruz.'
SİYASİ POLEMİK
Geçmişte Türkiye'nin ürettiği İHA ve SİHA'ların olmadığını, TSK'nın tank ve toplarının yabancı ülkelerde modernizasyonun yapıldığını hatırlatan Akar, şunları kaydetti: 'Bunların ayrıntısının bilinmesi lazım. Ayrıca 'tank ve palet' değil, tank paleti fabrikası. Orada tank yapılmıyor, tank paleti yapılıyor. Şimdi Cumhurbaşkanımızın bizzat yaptığı teşebbüslerle tank yapar hale gelmeye çalışıyoruz. Türkiye olarak çalışıyoruz. Biz de TSK olarak hiçbir şekilde hakkımızdan, hukukumuzdan vazgeçmeden, MSB olarak mülkiyetimizden vazgeçmeden, özel sektörle beraber çalışmanın gereği neyse ona göre mevcut hukuk sistemi içinde destek sağlıyoruz. Arifiye'deki fabrikanın mülkiyeti Bakanlığa ait. Bu konuları herhangi bir şekilde siyasi konu, siyasi polemik malzemesi yapmamanın çok daha uygun olacağı kanaatindeyim.'